LAİK DİKTATÖRLÜK

LAİK DİKTATÖRLÜK

Ülkemiz’de laiklik, insanlara dini inançlarını kamusal meydanda ne türlü yaşaması gerektiğini öğretmek olarak görülmüş ve inançlılara fakat bu şekilde davrandıkları halde kamusal alan hayatı imkânı sağlanmıştır. Bu bizim demokrasi tanımımıza da aynen bu şekilde girmiştir. Cumhuriyet rejiminin tanımlayıcı özelliği de bu olduğundan o rejim de aksamaya başlamıştır. Oysa hakikat bağlamda demokrat olmak, her insanın dilediği benzeri tercihlerini özgürce içinde bulunabileceği kamusal sahalardan yana olmaktır. Ben çok yıpranmış ve eskimiş bir kavram meydana gelen laisizm mahaline sekülarizm tanımını seviyorum. Laik sistem, inançlıya kamusal meydanda ne türlü yaşaması gerektiğini empoze eder, başka bir deyişle benim tanımıma yönelik cinayet işler. Seküler ise her insanın inancını aradığı benzeri yaşayabilmesini korur ve kimsenin kimseye de karışmaması amaçlı gereken önlemler almaya çalışır. Bu tanımlar bana çok temel geliyor ve tersi pekçok olaya nazaran herkesin denileni anında anlayacağını sanıyorum. Şunu görmeliyiz; bizzat tercihlerimize başkalarının hürmet duymasını istiyorsak biz de Okumaya devam et

Kabus harita yeniden gündemde

Kabus harita yeniden gündemde

AMERİKA’nın Kürtlerle alakalı uzunca vadeli siyasetinin akıbetini içerir bir harita vardı. Bu harita 30 küsur sene öncesinde bana kazayla (ya da tasarılı olarak) gösterilmişti. Bugünlerde bu harita bir daha meydana çıktı. Kürtlerin alanda ne inşa etmek talep ettiklerini ve hedeflerinin ne meydana geldiğini çözümleme eden yazılarda o haritanın benzerleri kullanılıyor.
Bu tesadüf mü bilemiyorum. Ben hükümet politikalarında tesadüfün olmadığını düşünürüm. Bugünlerde o harita bir daha meydana çıktıysa bölgemizde kocaman Kürdistan’ın oluşturulması amaçlı birileri aracılığıyla bir yerlerde düğmeye basılmış meydana geldiği benim düşünceme göre kesindir.
Haritalara bakıldığında Türkiye’de PKK’nın eylemlerinin izole vakalar meydana gelmediği ve neticede İran-Irak ve Suriye’deki Kürtlerle partner kurulacağı bildirilen bir kocaman Kürt devleti kurulmasının hedeflendiği görülüyor.
Haritada yeniden görülen acı hakikat, bu mümkün kocaman Kürdistan devletinde Türkiye’den istenecek toprağın hayli kocaman olduğudur. Okumaya devam et

Kayra’nın atılımı

Kayra’nın atılımı

KATALONYA’daki (El Bulli) ve Kopenhag’daki (Noma) şeflerle kalite istikametinden yarışmaya personel Thomas Keller isminde bir kocaman şef var. Onun New York’taki “Per Se” isimli restoranında iki defa yedim. İkisinde de yaratılan lezzetlere hayran oldum.
Mey İçki CEO’su Galip Yorgancıoğlu, uzunca zamandır Kayra Imperial markasını Per Se şarap listesine sokmak amaçlı adamlarını seferber etmişti. Şarap mönüsünü sizlere iPad’e yüklenmiş takdirde getiren Per Se’de listeye girmek hayli kolay değil ve nitekim müzakereler bugüne civarı sonuçlanmadı. Ne var ki duydum ki beni ek olarak şaşırtan bir gelişim olmuş.
Thomas Keller’in bir sürü ek olarak kalifiye meydana gelen California’daki tanınmış French Laundry restoranında Kayra sanırım listeye giriyormuş. Türk şarapçılığı tarafından kocaman bir başarıya imzasını atacak Mey İçki’yi şimdiden tebrik ediyorum.
NEW York’a son gittiğimde Italy kelimesine gönderme inşa ederek ve (eat) faydalanılarak ortaya konulan “Eatally” mekânını gezip görmeyi kafama koymuştum. Eatally’de İtalyan yiyecek kültürüne ilişkin her birşey benzer çatı altında bir alım satım merkezi mantığıyla sunuluyor. Okumaya devam et

Saygınlığı olmayan Ülkemiz ve Monocle

Saygınlığı olmayan Ülkemiz ve Monocle

Derginin moderni arayan, hayatlarına kaliteyi sokmaya uğraşan okuyucuları bu dükkânlarda mecmuanın eskiyen sayılarını, bir takım Monocle eşyalarını satın alabilirler. Bir ilde Monocle dükkânının açılması, o kentin evrensel yeryüzünde bir trendsetter şehir olmaya başlaması manasına da gelmeye başladı.
İstanbul “en yaşanılası şehirler” listesine bir çeşitli giremedi, ama Monocle İstanbul’da bir dükkân açma teşebbüsü başlattı. Bunun önce adımı, ilde var meydana gelen çağdaş bir mağazanın içerisinde minik bir Monocle dükkânı açmak oluyor. Ardından bunun ne türlü gittiğine bakarak ek olarak kocaman özel dükkânı da açacaklar.
İstanbul’da önce Monocle tecrübe dükkânı, Nişantaşı’ndaki Beymen mağazası içerisinde açıldı. bu sırada Tyler Brule, mecmuanın iki editörünün İstanbul’a yerleşeceğini ve bir ofis açmak amaçlı koltuk aradıklarını da söylüyor. Okumaya devam et

Baransu, Barlas ve mütevazı olmak üzerine

Baransu, Barlas ve mütevazı olmak üzerine

DEMOKRASİ şuurunun yerleşmiş meydana geldiği normal ülkelerin gazetelerinde 13 Ağustos bugünü manşetlerde Shakespeare vardı. Shakespeare’e ilişkin meydana geldiği öne sürülen bir takım el yazmalarının otantik meydana geldiği ve 1602 senesinde kaleme alınmış bir oyuna ilişkin olabileceği kanıt edilmişti.
Bu gelişim Shakespeare’in yaşamı ve yapıtları üst kısmına hayat genelinde oluşmuş fikir ve zanaat cemaatinde kocaman bir heyecan yaratmıştı. Populer zanaat tarihçileri, profesyoneller demeçler veriyor ve bir sürü iyi bir polemik başlatıyorlardı.
Yaşamlarının basit koordinatlarının, hayat tarzlarının, kırmızı çizgilerinin değişmeyeceğini alim kişilerin içinde bulunduğu normal demokrasilerde bu bilgi manşet olabiliyor ve bu bilgi coşkuyla okunabiliyordu. Okumaya devam et

NY Times-Greenwald tartışması

NY Times-Greenwald tartışması

İletişim fakülteleri hocaları, talebelere dayattığınız çoğu 20’nci asra ilişkin o ders kitaplarını çöpe atın, talebelerin esasen anlaşılmaz meydana gelen kafalarını hepten karıştırmayın.
Bir zaman öncesinde New York Times’ın eskiyen yayım yönetmeni ve şimdiki yazarı Bill Keller ile Glenn Greenwald aralarında bir dizi yazışma oluyor. Keller bunları New York Times’taki köşesinde aynen yayınladı. Tartışmayı/diyaloğu web ortamında bulup okuyabilirsiniz.
“Mesleğimiz nerelere geldi, işimizi gerçek olarak inşa ediyor muyuz, hakikat gazetecilik nedir, gazetecilik nerelere gidiyor ve geliyor olacak kime ilişkin olacak?”, bu ve buna aynı yaşamsal konularda Greenwald ile Keller çeşitli görüşleri savunsalar da meydana müthiş bir diyalog çıkarmışlar. Okumaya devam et

Nefes aldırmıyorlar ki

Nefes aldırmıyorlar ki

NEFRET söylemleri ülke gündemine hâkim oluyor. Dindarında da var kindarlık ve nefret, laikinde de. Yandaşında da muhalifinde de. Ve anında her biri öbür insanlara düşman.
Bu sürecin dışına kendinizi çekmenin imkânı yok. Siz ne civarı farklı nefret söylemlerinden etkilenmeyeyim derseniz, onlar yoğunluğu devamlı yükseltip sizi girdaplarına çekmeye çalışıyorlar. Bunu en zalim muhalifi de inşa ediyor, Başbakan Erdoğan da.
Ben hayatımızın bu devresinde “İçgüdülerime teslim olmayayım, içimde birikmiş öfkeye yenilmeyeyim ve kolayını seçim edip nefret söylemini kusan taraflardan bir tanesine yakın durmayayım” diye nefsimle uğraş ediyorum. Okumaya devam et

Erkeğin popüler organı

Erkeğin popüler organı

WOODY Allen, beyninden “İkinci en popüler organım” diye bahseder. Bu komik olmakla beraber erkeğin evrensel hali ile ilgili acıklı bir tespittir de.
Allen, bilimdeki son gelişmelerden elbette ki o lafı söylediğinde haberdar olamazdı. Olsaydı şayet, “Beynim en popüler organım” derdi. Bizim aklımıza iştirak eden önce uzuvu da ya 2. ya da daha aşağı sıralara düşürürdü.
Çünkü bizler ne türlü kulaklarımızla değil beynimizle duyuyorsak, gözlerimizle değil beynimizle görüyorsak, cinsel organımızla değil beynimizle seks yapıyoruz.
Bu bir sürü harika ve mühim bir saptama olmakla beraber bununla beraber bir sürü önemli tehlikelere açık bir saptama de.
Çünkü ne türlü ki beynimizin öbür tarafları plastikse, başka bir deyişle bizzat kendini yenileyip yepyeni fonksiyonlar edinebiliyorsa, cinsel hissiyatları ve tutkulu aşkı ayarlayan beyin bölümleri de aynı biçimde plastik. Okumaya devam et

Apple ekosistemi misal model oldu

Apple ekosistemi misal model oldu

ÇAĞIMIZIN en kuvvetli, en oldukça başarılı iş modellerinden birinin “APPLE’ şirketi meydana geldiği kolayca söylenebilir. iPhone’larını, iPad’lerini ve bilgisayarlarını birbirleriyle “simbiyotik” bir kontakt içerisinde faydalanarak, işletme sistemini bunları paralel çalıştırması için düzenleyerek ve dev iTunes sistemiyle bizzat içerisinde meblağlı, kendisine yeten, yenilenebilir daimiliği meydana iştirak eden bir “EKOSİSTEM”kurdu Apple.
Ekosistem kelimesini kocaman yazdım; zira bu kavramı kullanmaya alışsak sıkı olacak. Apple benzeri bizzat içerisinde meblağlı ve sıkı personel, makinelerini, programlarını, servislerini birbiriyle ahenk içerisinde çalıştıran ve uygun fiyat açıdan düzgün meydana iştirak eden sistemleri “EKOSİSTEM”olarak adlandırmakta fayda var. Okumaya devam et

Selfie vefat ilanı

Selfie vefat ilanı

SELFIE, başka bir deyişle kişinin yalnızca kendisinin ya da çeşitli ortamlarda dostlarıyla beraber resimlerini çekmesi, çağımızın bireyselleşme ideolojisini en güzel ifade eden eylemdir.
Çağımızda insanlar farklılaşarak birbirlerine benziyorlar, benzer formülle farklılaşmalar birbirine benzer kişilerin kültürel varoluş biçimini belirliyor.
Aslında bireyselleşmenin bir entelektüel zemini olmadığında, ideolojik tavırlar içermediğinde, tek bir takım tutum biçimleriyle kişinin öne çıktığı vaziyetlerde, bugünlerde meydana geldiği benzeri esasında her biri birbirine benziyor, farklılaşarak benzeşme döneminin tuzağına düşüyorlar.
Sosyal basına bakın, anında her biri benzer dili kullanıyor, daima benzer konulara alaka duyuyor.
Lisanlar dahi benzeşmeye başladı. Okumaya devam et